Tahtakalemler

MACBETH

MACBETH

     İlk William Shakespeare eserine göz atışımız Macbeth ile başlamış oldu. Bir tiyatro eseri olan Macbeth, 1606 yılında sahnelendiği söylenmekte. Yaklaşık olarak 2000 satırı bulan bu oyun, Shakespeare'nin trajidileri arasında en kısa olanı olmasına rağmen en önemlisidir. Oyun 5 perdeden oluşur.
   1.Perde yani kitabımız; üç cadının bir sonraki toplantılarını nerede yapacaklarına ve kimi göreceklerine karar vermeleriyle başlar ve usta savaşcı Macbeth'in galibiyetinin krala anlatılmasıyla devam eder. 
   Kitabı anlatmak yerine aklımda,dilimin ucunda bıraktıklarını aktarmak daha faydalı olabilir diye düşünüyorum. Macbeth'te tüm insanoğlunun nasıl kandırabileceğini ya da yükselme, şans,şeref uğruna ne gibi şerefsizlikler ile şerefli mevkilere geldiğini görmek mümkün. Cadılarının veya şimdiki falcıların;"üç vakte kadar mı desem,uzun mu desem kısa mı desem, bak bir erkek görünüyor kızgın bakıyor" ve benzeri cümleler ile insanları yönlendirme yaparak bir nevi anlattıklarına göre yaşamalarını sağlarlar. Macbeth'in de bu cadıların sözlerine göre hareket etme cabası ve tüm insanoğlunun içerisinde bulunan kolay yolla yükselme arzusu, onun sonunu getiriyor diyebiliriz. 


   İçerisindeki kötü düşüncelere rağmen kralı ilk başlarda öldürmekten korktuğunu,söyledik sözlerden kitapda anlamamız mümkün. Tam öldürmeyecek bunu kendisine yediremeyecek dediğim noktada ise hanımı devreye giriyor. Layd Macbeth!.. Kocasını gaza getirişi ve kapıda bekleyen korumaların üzerine kan bulaştırması, kralın öldüğü anlaşıldığındaysa üzülmüş numarası ile insanoğlunun ne kadar tehlikeli olduğunu direk gözler önüne seriyor. Genel olarak gördüğün herşeye inanma,duyduğun herşeye inanma, gibi ana kalıpları okuyucuya veya izleyiciye ulaştırmış eserimiz. Bu kadar beğeneceğimi düşünerek okumamıştım açıkcası.
   Eserde beğendiğim bir kaç cümleyi yazalım hemen,

*****"Bir kere akrabası ve adamıyım:

Ona kötülük yapmamam için iki zorlu sebep.

Sonra misafirim:Değil kendim bıçaklamak,

El bıçağına karşı korumam gerek onu."


*****"Bundan bir saat önce ölüp gitseydim,
Mutlu bir ömür sürmüş olurdum.

Çünkü bundan sonra benim için, 

Her şey boş bu yalan dünyada."

    
*****İş kral olmakta değil,kral olup sağ kalmakta."

*****
"Başımızı derde sokmak için,

Şeytanın doğru da söylediği olmaz mı bize?

Yalansız bir iki yemle avlayıp bizi

Sürükler kalleşçe uçurumlara"



 
 
     Eserin sonu benim penceremden soru işaretleriyle bitti. (Cadıların söylediklerine bende mi inandım yoksa? ) Eğer cadıların söyledikleri doğru olsaydı, Krallığın soyunun Banquo'nun soyuna geçmesi lazımdı.(Banquo,Macbeth tarafından öldürülmüş olsa da oglu kaçmıştı.)Fakat krallık Malcolm'a yani iyi yürekli,öldürülen Kral Duncan'ın 1.Perde de belirttiği gibi oğluna kalır. Macbeth, onurluca savaşıp,onursuzca ölen bir şahsiyet...
     Yorumlarınızı bekliyorum.
     İyi okumalar...