Tahtakalemler

BİZ (YEVGENİ ZAMYATİN)



Kitap serüvenimiz ilk olarak Aldous HUXLEY'in "Cesur Yeni Dünya" adlı eseri ile başladı ve ben sondaki kelimeyi başa yazarak okumadıysanız hemen okumanızı tavsiye eidyorum. Kitap hakkında küçük bir yorumun mevcut oradan daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. 

Şimdi gelelim yeni kitabımıza.... 

"Cesur Yeni Dünya" ve "1984" adlı eserlerin doğmasına vesile olan  Rus yazar 
Yevgeni İvanoviç Zamyatin'in bir romanı. "BİZ"... Bugün itibariyle bu kitaptan günlük notlar ile sizler ile olmaya çalışağım. Her geçen gün ile okuma günlüğümü takip edebilirsiniz. (07.02.2016)



(14.02.2016) Kitap günlüğü oluşturmak istesemde iş yoğunluğu,gündelik işlerin telaşı ve tabiki hepimizin üzerinden atmakta zorluk yaşadığımız tembelliğin ardından ancak şimdi yazabiliyorum. Zorda olsa başladım kitaba... 1984 ve Cesur Yeni Dünya eserlerinde olduğu gibi bu eserde de başlamak çok zamanımı aldı. Kitap gözümün önünde olsada bir türlü açamadım. Açtıktan sonra ise aynı sayfaları defalarca okudum. Şimdi ise büyüsüne kapılmış matematiksel bir denklem yolculugunda ilerlemekteyim. Bu tip kitapları okurken matematiksel veya diğer terimsel kelimeleri kaçırmamak için internetten yardım alarak okumanızın faydalı olacağını düşünüyorum.
       İthaki yayınlarından almış olduğum kitabımızın ilk sayfamızı açtığımızda 
George Orwell,Kurt Vonnegut ve Ursula K. Le Guin gibi yazarların eser hakkında yazdıklarına bir göz atarsanız ne kadar önemli bir eser olduğunu anlıyor ve daha dikkatli okumaya başlıyorsunuz. 
        Gemi Mühendisi olan Zamyatin'in eserinde,mühendis farkını ortaya koymuş.Biraz daha sayısalcı gözüyle yazılmış bir kitap gibi durmakta. Sözel göz ile bakan okurlar ile sayısal gözle bakan okurlar arasındaki farkı da ölçmek lazım kitap sonunda. 
              Son bir ayrıntı daha dikkatimi çekti,yazmadan yapamayacağım. Önsözde dahil olmak üzere kitabın "kayıt" diye ayrıldığı (1.Kayıt,2.Kayıt,3.Kayıt....) tüm bölümlerde ilk satırlar, direk yazılmış satırmaşı yapımamış.Resimde görüldüğü gibi...



Neyse devam edelim biz. 35.sayfadayız.Buraya kadar hemen bir değerlendirme yapalım,İntegral adlı kainatın tüm gizemini çözecek (Camdan yapılmış dikkatinizi çekerin. Cam tutkusu Cesur Yeni Dünya adlı eserde de vardı)bir makina. Bize bu kayıtların ulaşmasını sağlayan D-503 (Tahmin ettiğim gibi asal sayı) Matematiksel bür dünya ve herşeyin bir saatinin olduğunu ve bu standartlara göre yaşadıklarını söylemekte. Kitabı okurken bir çok sayısal terim ve bilimsel olayları yazarak hem yazar hem mühendisim demiş sanırım Zamyatin...İçerik fazla açıklamadım bugün kitabın ve yazarın uslübündan söz ettik. Bugünlük bu kadar yeter....

(21.02.2016) Yeniden merhaba, BİZ'de bu hafta neler oldu hemen başlıyorum. (146.Sayfada bu haftayı bitiriyoruz.) İntegral adlı uzay gemisinin baş mühendisi D-503 gibi benimde kitap günlüklerim devam ediyor. Buraya kadar neler yaşadık,neler okuduk ve zihnimizde neler kaldı bir bakalım;
  • Yazar hakkında ön bilgi verelim. Zamyatin, 1884 yılında Rusya'da doğdu. Erken yaşta okumayı öğrendiği ve hatta 4 yaşında Gogol okuduğu söylenir. (Şaşırtıcı)
  • Sayısalcı gözüyle bir edebi yapıt. Zamyatin Gemi Mühendisidir.
  • Fransa'da 1937 yılında vefat etmiştir.
  • G.Orwell ve A.Huxley gibi yazarların öncüsü ve esin kaynağı olmuştur. (Buna zaten hep değinmiştim. Ve benim bu kitabı okumamada diğer iki yazarın kitaplarını okumuş olmamın etkisi var)
  • Mimar olarak çalıştığı, Rus Buzkırıcı gemisi St. Alexander Nevsky ‘nin I-330, D-503, R-13, 0-90 bölümleri bulunmaktadır. (Kitapdaki karakterler)
  • Biz adlı yapıt totalitarizm tehlikesini işaret etmiştir.
  • Bütün herşey matematiksel ve planlıdır. Petrol bazlı yemekler yenmekte ve tamamen cam evlerde yaşanmaktadır.
  • Cinsel planlamayı ve eşleşmeyi sistem planlar ve doğum sonrası çocuga el koyar.
  • İntegral adlı geminin esas amacı Tek Devleti başka evrenlere tnıtılması istenmektedir.
  • Baş mühendis,iskankarlardan bir kadına I-330'a aşık olur ve iskankarlara yardım eden birine dönüşür.
  • Tek devletin başında iyilikçi vardır. İnsanlar numaralar ile adlandırılmıştır.
  • Tek devletle herkesin planlı olarak çalışma,uyuma saati belli olup,gün içerisinde sadece 16-17 ile 21-22 arası planlı değildir.
Ana başlıklar şimdilik bunlardan ibaret... Bir de önemli olarak altını çizdiğim cümlelerden bir kaç tane buraya yazalım. eğer okuduysanız sizlerinde altını çizmiş olduğunuz cümlelerle aynı mı merak etmiyor değilim.

 

"Dilin saniyedeki hızı her zaman düşüncenin saniyedeki hızından biraz az olmalıdır, tersi olmamalıdır.(Sayfa 18 - İthaki Yayınları)"

"
"Sonra kendi kendime sordum: neden güzel? Dans neden güzel? Cevap: çünkü bu özgür olmayan bir hareket, çünkü dansın tüm derin anlamı mutlak ve estetik boyun eğişte, ideal özgürlüksüzlükte yatıyor. Eğer atalarımızın yaşamlarının en heyecanlı anlarında (dinsel konulu dramlar, askeri geçitler) kendilerini dansa verdikleri doğruysa, bu tek bir anlama gelir: özgürlüksüzlük içgüdüsü çok eski zamanlardan beri organik olarak insana özgüdür ve bizler, şimdiki yaşantımızda -fakat bilinçli olarak…"

 

 

 

 (Sayfa 14 - İthaki Yayınları)

“İlk ateşlemede hangarda çalışan ve motorun egzozunun altında aylak aylak gezinen on kadar numaradan, birtakım parçalar dışında hiçbir şey kalmadı. … On tane numara, fiili olarak Tek Devlet’in kütlesinin ancak yüz milyonda birlik bir kısmı, bu da üçüncü basamağın sonsuz küçüklüğüdür. Matematiksel açıdan cahil merhameti sadece eskilere özgüydü, bizim içinse komik.”(Sayfa 113 - İthaki Yayınları)


        06.03.2016 Biz bitti... Bir yandan bitmesine üzülürken diğer yandan bittiği için mutluyum. Mutluyum sonunda yeni kitaplara yelken açabileceğim ve kitabı açmakta zorlandığım (sanırım üst üste diaspora türü kitapları okumuş olmamın etkisi büyük) kitap sonunda bitti. Üzgünüm çünkü mühendis gözüyle bir dünya görüyordum bir daha böyle bir kitap bulabilirmiyim bilemiyorum. Şimdiye kadar araştırdığım en kapsamlı kitap oldu diye bilirim. 
          İnsanların özgür iradelerini kullanmalarını savunan bir insan hareketinin içinde yer alan kahramanımız sonunda yakalanır. D-503 gibi sevgilisi I-330'da aynı şekilde yakalanmıştır.Sırası gelmişken bir kaç arkadaşımla kitapları karşılaştırırken, farklı bir yayın evinde E-330 olarak kahramanımızın sevgilinin numarasının geçtiğini görebilirler. 40. kayıtta kitabımız biter. İyilikçinin karşısına çıkarak tüm bildiklerini ona anlatır ve daha önce anlatmamasını Ruh hastalığına diye adlandırdığı gerçekliğe bağlar. Tek devletin savunucularından biri olmuştur. Peki ya yazdıklarına ne oldu? 259 sayfanın son durumu nedir? Bu soruyu benim için araştırırsınız.