Tahtakalemler

Şeker Portakalı

ŞEKER PORTAKALI 


 

(24.04.2017)Yeni kitabımız Can yayınlarından. 120. Baskı ve bu baskısında tam 30000 adet okuyucu ile buluşması için kitapevlerinde yerini almış. Uzun süredir duyduğum, en çok okunanlar listesinde ilk onlara girmiş bir kitabın yorumlanmasına birde benim penceremden bakacaksınız. Haydi bakalım okuyoruz o zaman...
       
(01.05.2017) Yazarımızın hayatını okuduğumuzda girip çıkmadığı çalışmadığı iş yok. Tıp fakültesini 2 sene okumuş bırakmış, boks antrenörlüğü, garsonluk gibi bir çok işte çalışmış olması ve burada yaptığı gözlemler, bunun yanı sıra babasının Portekizli annesinin ise Kızılderili olması kendisinde kültürel olarak sağladığı kazanım, bir yazar için tüm şartların oluşmasına elverişli bir durum. Tabi ki kabiliyette olması gerekiyor ki bu  Jose Mauro'da mevcut..
        Bir minik çocuğun serüvenini anlatan kitabımızı neden daha önce okumadım diye hayıflandım ilk önce, sonrası ise malum bir gün de kitabı bitirecek oluyorsunuz.  Kitabın o kadar çabuk bitmesini istemediğim için tekrar ettiğim sayfalar oldu.  

Bu roman Zeze'nin hikayesi. Yani yazarımız Jose Mauro de VASCONCELOS'un ta kendisi... Kendimizden, çocuğumuzdan ya da çocukluğumuzdan hayallerde mevcut kitabın içerisinde.  

Zeze o kadar yaramaz bir çocuk ve bir o kadar da zeki. Aynı zaman da çokta duygusal ve mantıklı. Bazense şımarık, istediğini yaptıran inat bir çocuk. Duygusal, paylaşımcı ve aynı zamanda kindar fakat dürüst bir çocuk o   Henüz beş yaşında ama büyümeye başladı yakında 6 olacak o zaman daha güçlü ve kuvvetli olacak Zeze...  

Fakir bir ailenin çocuklarından biri...  

Louis'e karşı güzel bir abi. Kurdukları hayal dünyasında kardeşini kötülüklerden kurtaran bir kahraman.  Ailesinin ise fırlama oğlu.  

Kahvaltıları kuru ekmek ve kahve...Ayaklarında okula yaklaştıkça giyinen ayakkabı... 

Babasına Noel isyanı, İşsiz bir baba 

Çamaşırların asıldığı ipi kesen bir yaramaz ve dayak... 

Ve siyah bir çorap, yılan ve dayak... 

Kaldırıma sürülen mum artıkları... 

Hayatı boyunca çalışmış, çocukluğunu yaşayamamışişten yorgun dönen annesinden istediği elbise... Kelebek boyunbağı ve fotoğraf Edmundo dayı ile... 

Edmundo dayı ile okuma bahsi ve tahta atı... 

Okulda başarısı, hocasına götürdüğü çiçekler ve Sayfa:76 (Corujinha ile böreğini paylaşması) 

Olumsuz neticelenen "Yarasa" oyunu... 

Daha da detaya girmeden 2 dakika içerisinde aklıma gelen birkaç sahneyi sizlerle paylaştım. 


07.05.2017 Ve kitabımız biter. İnternetten araştırmalar yaptığımızda okuyucuların ikiye bölündüğünü gördüm. Çocukların okuması lazım diyenlerde var yok efendim okumasın diyenlerde mevcut. "Ben çocuğuma Şeker Portakalını okutur muyum?"diye kendime sordum hemen. 8-9 yaşında okuyunca bir şey anlayacağını pek zannetmiyorum ama ergenlik dönemi veya sonrasında rahat rahat okuyacağını düşünmekteyim. Velhasıl kelam sıkıntı yok, yapıt güzel vakit kaybetme hemen kitabı oku derim sana.  

Yapıtımız sürükleyici ve can sıkıntısı olmadan bir günde bitirilebilecek kadar keyifli. Sinema filmi de yapılmış üstelik, şimdi onu izleyeceğim. Kitaplar her zaman ayrı bir tat verirler bunda hem fikirim ama beyazperde de yansıması nasıl olmuş merak ediyorum. ( Benim Zezem ile yönetmenin Zezesi arasındaki fark ne onu görürüm hiç olmazsa) 

Yazarımız Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler. 

**** 

"Evet yapacağım bunu. Başladım bile. Öldürmek Buck Jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil. Hayır. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek… Ve bir gün büsbütün ölecek." 

***** 

"Öyle kötüyüm ki, doğmamam gerekirdi." 

****** 

''Tanrım! Neden hayat bazıları için bu kadar zor?..'' 

****** 

"Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum. " 

****** 

"Her şeyi severim. Evde yiyecek bir şey bulduğumuz zaman sevmeyi öğrendik"  

***** 

"....pek çok ağlama fırsatı bulacaksın hayatta." 

****** 

"Orası her gün insanları yutan, akşam olunca da çok yorulmuş insanlar kusan bir canavardı" 

***** 

"Her şeyi severim. Evde yiyecek bir şey bulduğumuz zaman sevmeyi öğrendik"