Tahtakalemler

İçimizdeki Şeytan

            (17.04.2016) Kitabımızı okumaya yeni başladık diye bilirim.Eserin benim için en önemli okuma sebeplerinden biri 1940 yılında yazılmış olup,halen konuşulur olmasıydı. Ömer ile Nihat'ın Kadıköyden köprüye doğru yaptıkları bir yolculukla romanımız başlar. Ömer üniversite de felsefe bölümünü okuyan ve aynı zama bir memur olduğunu eserimizin ilk sayfalarında hemen anlıyoruz. Nihat hakkında henüz net bir bilgi yok...
         Yolculuk devam ederken Ömer'in gözleri bir kızla kalır ve Nihat ile yaptığı bir konuşmanın ardından kıza doğru korkusuzca ilerler. Bu arada mucizevi bir olay olur ve kızın yanındaki kadın bir akrabası çıkar. Böylelikle Macide ile tanışmış olur. Yazar burada Macide,Macide'nin geçmişi,ailesi ve yaşadığı akraba çevresi hakkında bilgi verir. (Teyze Emine hanım hemen dedikoduya başlayıp,Macide'nin babasının öldüğünü ama bunu Macide'nin bilmediğini bile çaktırmadan Ömer'e söyler.)
          Altını çizmiş olduğum bir kaç satırı yazalım(Kitabımız Yapı kredi yayınlarına ait Mayıs 2014 yılına ait 31.baskı;

*"“Siz burada mısınız? diye başka bir sualle cevap verdi.Sonra: Ne
saçma sual, değil mi? diye ilave etti: İşte görüyoruz ki buradasınız.Ne diye sorarız acaba?..

Türkçenin kedine mahsus bir manasızlığı… Dünyada hiç bir lisanda bu kabiliyet yoktur… Saatlerce konuşup hiçbir şey ifade etmemek kabiliyeti!..”

*"Fakat içimde öyle bir şeytan var ki… Bana her zaman istediğimden büsbütün başka şeyler yaptırıyor. Onun elinden kurtulmaya çalışmak boş… Yalnız ben değil, hepimiz onun elinde bir oyuncağız… Senin dünyaya hakimiyet planların bile eminim ki onun mahsülü…"

*"Hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır."

*".....günler orağın biçtiği saplar gibi üst üste yığılıp kalıyorlardı."

*"Macide etrafındakilerde hoşuna gitmeyen herhangi bir şey gördüğü zaman aklına ilk olarak " acaba ben de aynı şeyi yapıyor muyum?" düşüncesi gelirdi. fakat arkadaşlarından hiçbirinin ömründe bir defa olsun, kendini böyle bir sualin karşında bırakmadığı muhakkaktı."


Ömer, Macide'nin Emine teyzelerde kaldığını anlayınca fazla vakit kaybetmez ve akşam Emine teyzelerde soluğunu alır. Sabah evden erkenden çıkarken, konservatuvara giden Macide ile karşılaşır ve evden birlikte giderler.  Bu belki ilk kıvılcım olur ve ikili birbirlerine yaklaşır. Geceleri Macide, Ömer ile dolaşmakta ve eve geç kalmaktadır. Macide'nin babası öldüğü için para akışı kesilmiş olması teyzeyi ve kocayı da bu geç kalmaları bahane ederek Macide'ye yüklenmelerine yol açar. Macide gece yarısı, eşyalarını toplayarak evden çıkar. İşte burada şaşırdım. O devir de ve o şartlar altında gerçekten de bir kız evden çıkabilir miydi? Ömer ile karşılaşırlar ve doğru Ömer'in tek kişinin zor sığdığı odasında bundan böyle karı-koca yaşamaya başlarlar.  

Ömer ile Macide beraber olduktan sonra Ömer sorumlu bir koca rolü üstlenmek istese de bunu bir türlü başaramaz. Arkadaşlarını kıramaması bunda en büyük etken. (Evlenmeleri için gerekli evrakları bile bir türlü ayarlayamaması ne kadar sorumsuz olduğunu gösteriyor.) 

Macide, Ömer için gerçekten büyük bir şans. Her konuda yanında ve desteklemekte.Fakat 3 ay gibi kısa bir süre içerisinde gerçek Ömer'i görmüş durumda olmasına rağmen ona aşık... 

Nihal o sırada siyaset ile uğraşmaya son gaz devam eder. Ekibin diğer üyeleri zaman içerisinde bir araya gelirler. Nihal'e para lazım olması, Ömer'in veznedarı ağzından kaçırmış olması ve daha sonra tek anlaştığı adama yaptığı kötülük... Ömer'den beklenmeyecek davranışlardı. 

Kitabımızda bulunan Nihal ve ekibi hakkında söylentiler vardır. O dönem içerisinde yaşamış ve yazar ile ters düşüncede olan büyük yazarlar oldukları hakkında epey bir kaynak okudum.Neyse biz kitabımıza dönelim. 

Macide'nin lise zamanlarındaki müzik hocası ile karşılaşması.... 

Ömer'in Macide'yi gecenin bir yarısı geride bırakıp yanında başka bir kadın ile öndeki araba ile devam etmesi.... 

Macide'nin mektubu... 

Bedri'nin aşkı uğruna yaptıkları, göze aldıkları... 

Ömer'in çorap hırsızlığı... 

Hapishane de Bedri ile çıkarken ki konuşması... 

Macide'nin Ömer'e son bakışı ve Bedri ile yoluna devam edişi... 

Ve FAKİRLİK...  

Kitap bitti... Pişman olmadım.  

Yazar okutmadı, yaşattı...